Yeni yıla, yeni başlangıçlara

Merhaba,

Ben Özlem Gür 1982 yılında Ardahan’da dünyaya geldim. İlk ve Orta Öğrenimimi Ardahan ‘da tamamladıktan sonra, Balıkesir Atatürk Sağlık Meslek Lisesi radyoloji bölümünden mezun oldum. Okul biter bitmez meslek hayatına atıldım. Bir yandan da İstanbul Üniversitesi SMYO /Radyoloji okumayı sürdürerek yüksek okul diplomamı aldım. Kendimi farklı alanlarda yetiştirmeyi çok istediğim için çalışırken sosyoloji okumaya karar verdim ve 2015 yılında sosyolojiden mezun oldum. Bu alanda ne yapabilirim diye araştırırken Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın 2012 yılında çıkardığı kanunla Aile Danışmanlığı sertifika programına kayıt yaptırdım. İstanbul Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi‘nde Aile Danışmanlığı sertifikamı aldıktan sonra ,2017 yılından itibaren mesai saatlerim dışında insanların hayatlarına dokunabilmek adına İstanbul ve İzmit’te yüz yüze / online danışan görmekteyim.

Alanda kendimi daha etkin rol almak için;

İstanbul Altınbaş Üniversitesi :Bilişsel Davranışçı Terapi,

Uludağ Üniversitesi SEM : Oyun Terapisi,

NLP, EFT, Çatışmayı Yönetme, Stres Yönetme temel eğitim sertifikalarım mevcut.

Öğrencilik yıllarımdan bu yana zaman buldukça STK’larda görev yaptım. Halen devam eden TEGV Gönüllüsü, VELİ-DER ‘de üyeliğim ve KADINELİ KOOPERATİFİ Derince Şubesi’nde yönetici olarak sosyal sorumluluk projelerinden sorumluyum.

YENİ YILA, YENİ BAŞLANGIÇLARA

Yeni yıl heyecanını yaşadığımız şu günlerde sizlerle paylaşmak isteğim birkaç konuya değinmek istedim. Her yeni yıla girerken bir önceki yılı ister istemez gözden geçirme eğiliminde bulunuruz hepimiz. Bunu yaparken ailemizi, ilişkilerimizi, maddi- manevi olanaklarımızı, hayallerimize ulaşıp ulaşamadığımızı, eksikleri ,yanlışlıkları   şöyle bir kafamızda geçirir durur sonra deriz yeni yılda bunu yapacağım bunları yapmayacağım sözünü veririz kendimizce.

Öncelikle şunu söylemeliyim öyle planladığımız gibi çoğu şey olmaz. Örneğin diyette başlarken gösterdiğimiz heyecanın diyete başladığımız günden itibaren azaldığını ve ilk başlardaki kararlılıkla sürdüremediğimize şahit olmuşuz dur. Kendimizi sınırlandırmak, kurallar koymak işin içindeyken öyle kolay uygulanmaz. Çünkü irademizin dışında gelişen olaylar karşısında kendimizi durduramayız ve bir bakmışsınız diyeti bozmuşuzdur.

Hayatta alınan kararlar uygulama aşamasındayken beklenmedik olaylar silsilesiyle karşılaşıldığında insanoğlu olay ve durumlar karşısında her zamanki hep bildiği ezberlediği tepkileri vermeye eğilimlidir. İnsan beyni stres ve çatışma halindeyken önceden neyi deneyimlediyse o tepkilerini vermeyi sürdürecektir. Yeni tepkileri ve davranışları öğrenip sergilemek konusunda zorlanacaktır. Yeni deneyimler yaratmak, beyne bunları aktarmak ve hayata geçirmek zaman ve süreç gerektiren oluşumlardır. Alışkınlıklardan ve bağımlılıklardan uzak durmak zaman, gayret ve emek verilerek kurtulabileceğimiz şeylerdir.

Fakat şöyle güzel bir haberim var beyin sonradan programlaya bildiğimiz bir organ. Nasıl kaslarınızı spor yaparak geliştirebiliyorsak beyni de programlayabiliyoruz. Bilimsel çalışmaların çoğu bunu kanıtlamıştır. NLP, EFT ve Bio Rezonans bunlardan bir kaçı.

Yeni yıla girerken sağlıklı karar verebilmek durum değerlendirmesi yapabilmek adına size birkaç tavsiye sunmak istedim. Belli mi olur ,belki yeni kararlar almak ve uygulamak adına işinize yarar.

Bir karar almadan önce sakin bir şekilde kimsenin rahatsız etmediği bir odada en az 1o dakika oturun hiçbir şey yapmayın zihniniz istediğini düşünsün engel dahi olmayın. Bırakın düşünceler aksın.

Burnunuzdan 4 saniye nefes alın , yine burundan 8 saniyede verin yani yavaşlayın. Bunu en az 5 defa tekrarlayın.

(Nefes egzersizleri hayatınıza ekleyin çok işinize yarayacak)

Sakinlik sizin stresinizi azalttığı gibi sağlıklı düşünmenize yardımcı olacak. Meditasyon gibi düşünün .

Sonra çözmeniz gereken konu neyse, kişi, olay, durum ile ilgili yaşadığınız şeyi gözünüzün önüne getirin dışardan biriymiş gibi sadece gözlemleyin. Dışardan baktığınızda tüm duygularınızdan, etiketlediğiniz duygu ve düşüncelerden sıyrılarak bakın. Yargısız ve yönsüz bakmak diyoruz. Kendinize dürüst olarak dışardan bakmak, olaylar üzerindeki olumlu olumsuz etkililiğinizi fark etmek adına yaptığınız bu çalışma sizin neyi yapıp neyi yapmadığınızda, kendi hayatınıza yaptığınız etkiyi objektif değerlendirmenizi sağlayacaktır.

Gün içinde veya yatmadan önce yapabileceğiniz bu kısa çalışmayı yaşamınıza katmanız stresinizin azalmasına ,olay ve durumları anlamlandırırken farklı yönlerini gözlemlemenize ve hayatınıza sakinlikle yaklaşıp, sağlıklı kararlar ve ilişkiler yürütmenizi sağlayacaktır.

Unutmayın ki ilişkilerimizin belirleyicisi her zaman biziz. Etki tepkileri doğurduğu gibi tepiklerde etkileri doğurur. Neye nasıl etki edeceğimizi belirleyen bizleriz, bir başkası değil. Hayatımızın yaptıklarımızın veya yapmadıklarımızın sorumluluklarını almaya başlamak ve bunun üzerine sakince düşünebilmek bile yaşamınızı değiştirmede küçük adımlar olsa da zamanla büyük bir adım olduğunu fark edeceksiniz. Farkındalık sahibi olmak, kendi kabuğundan çıkmak, hayata ve etrafına olumlu yönde anlam katmak kendi değerini belirlemek hepsi bizim elimizde.

Hayatta çözemediğimiz problemlerimiz elbette olacak fakat bunu kabul etmek , yaşadığımız problemlere direnç göstermemek, olanı olduğu gibi kabullenmek kendi enerjimizi canlı tutacaktır. Zihnimizi ve önümüzü açar.

Var olduklarına şükrettiğimiz şeylerin varlığını hatırlatmak kendimize ,yaşam enerjimizi arttıran unsurlardandır. Hayata dört elle sarılmamıza sebep bunlar(Ailemiz, sağlığımız, eşimiz, dostumuz, çocuklarımız, maddi -manevi kaynaklarımızın varlığı)

Kayıplar maddi ve manevi kayıplar bizi geriye iten elimizi kolumuzu bağlayıp zihnimizi yoran kayıplar. Hepimiz yaşadık ve yaşıyoruz fakat hayat akıp gidiyor. Bu hayata anlam katmaya zamandan çalmaya mı geldik, yoksa zamanı boş boş bu kayıplara yoğunlaşarak harcamaya mı ? Kararı siz verin.

Son olarak tüm yazdıklarımın özeti şudur; eğer yaşamda sıkıntı, tasa ,endişe ,korku ,kayıplar ve dertler olmasaydı insanoğlu bunca çaresizlikler için çare bulmazdı. Çaresizlik çareyi getirdi. Problemin varlığı çözümü olduğunu gösteren ilk sinyal dir.

İnsanoğlu su gibidir, her kalıba ve forma uyabilen ve uyarlanabilen bir esnek yapıya sahiptir. İstediğiniz ve dilediğiniz her karaktere, her kişiliğe, her davranışa bürünebilirsiniz. Sadece istemek değil eyleme geçirmeniz yeterli..

Değişim ve dönüşüm bir eylemle başlar… Davranışa yansımayan her düşünce çöptür unutmayın!!!

Yeni yılda alacağınız tüm güzel ve iyi niyetli kararlarınızda yolunuz aydınlık olsun. Mutlu Yıllar.

Sosyolog/Aile Danışmanı

Özlem Gür

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Özlem Gür - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Şehir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Şehir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Şehir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Şehir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.