SONRASI…

Bilirsiniz , cenazeniz olunca ilk günler ev dolar taşar . Eş , dost , akraba sizlere başsağlığı dilemek için akın ederler. Sizler , ölüm olayının şoku ile ilk günler şaşkınsınızdır, acı , üzüntü çok ,yüreğiniz de karmakarışıktır. Sanki anesteziden yeni çıkmış , hala anestezi etkisinde olan hasta gibisinizdir. Günler geçer, ev tenhalaşır, gelen giden azalır, acılarınız ile baş başa kalırsınız, ortamınız sessizleşir anılar belirir karışınızda.

Deprem de böyledir. Deprem yöreleri de böyledir. İlk günler herkes duyarlı , herkes oralardadır. Kimisi destek , kimisi görülmek, kimisi yardım için gelir. Çırpınır insanlar . Sonra yavaş yavaş azalır ilgi ve destek. Hayatın akışı başlar, diğer yörelerde. İnsanlar günlük hayatına dönerler.

Bu felaket gerçekten çok büyük ve geniş alanı vurdu. Hepimizin yakını, eşi dostu, arkadaşı velhasılı bir ilişkisi vardı o şehirler ile. Biraz daha uzun sürebilir .

Bize düşen bu depremi hep gündemde tutmak olmalıdır. Sadece o yörelerin ihtiyacı için olmamalı bu. Diğer deprem riski olan bölgeler için hep konuşmalı, ilgimizi bir an azaltmamalıyız. Çünkü bu felaketler hep olacak bu coğrafyada. Hep bu acıları yaşayacağız. Devlet de , bizler de hep hazırlıklı olmalıyız. İletişim ve teknolojinin bu kadar ilerlediği bir yüzyılda bu aksaklıklar olmamalı, böyle binalar yapılmamalı, bu yerler iskana açılmamalı, bir KADER PLANI deyip sorumluluktan kaçmamalıyız. Tedbirsiz tevekkül , Allah’a bühtandır. Sorumluluktan kaçmaktır.

Meşhur sözdür: "Delilik: Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek." Einstein’a atfedilen ama kanıtlanamayan bu söz, son derece mantıklı ve doğrudur.

Acele etmeden seri bir şekilde davranıp , eski hataları tekrarlamadan çalışmak ve yeni felaketlere yol açmamak gerekir.

Bu konuda bilen insanların, kurumların uyarılarını dikkate almak ve yeni yapıları akıl ve bilimle yapmak çok önemlidir.

Ancak acele ve bir takım şahsi çıkar elde etmek için , ‘ben yaptım oldu’ zihniyeti ile davranmak yanlıştır. Tabii ki insanları bir an önce bir yuvaya kavuşturmak gerekiyor ama bu yeni acılara yol açacak yanlışlıklara sebep olmamalıdır.

İnsanları deprem kadar kötü beton yapılar öldürdü. Bir daha buna izin verilmemelidir.

Sorun yönetmelik ve yasalarda değil insandadır. ‘Depreme dayanıklı ‘ diye pazarlanan pek çok bina çöktüğüne göre , burada sorun insan ve ahlaktır.

Felaketler turnusol kağıdı gibidir , insanların ne olduğunu ortaya koyar. İnsanları ikiye ayırır:

1. Ahlaklı insan

2. Ahlaksız insan

Bütün kalbimiz ve gayretimizle her zaman oradayız…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI
# İLİŞKİLİ KONULAR

Yazar Abdulkadir Erbağcı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Şehir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Şehir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Şehir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Şehir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.